Ygs sonuçları açıklandı | ÖSYM YGS sonuçları burada - hemen Tıklayınız...
- Çarşamba, 20 Nisan 2011
Ygs sonuçları açıklandı | ÖSYM YGS sonuçları burada - hemen Tıklayınız... ygs ne zaman açıklanacak? YGS sonuçlarını tüm adaylar merak ediyor. Merakla beklenen ve şifre skandallarıyla gündeme gelen YGS'de son durum ve sonuçlar burada...
YGS sonuçları ne zaman açıklanacak sorusu binlerce öğrencinin gündemini meşgul ediyordu.
YGS açıklandı! YGS sonuçları ve şifre iddiları bugünler de çoğalmışken sonuçların şifre iddiaları yüzünden gecikip gecikmeyeceği tartışılıyordu.YGS sınav sonuçları bugün açıklandı... YGS2011 sonuçları açıklandı fakat sitede hala hatalar var.
YGS sonuçlarının çok kısa bir süre içerisinde açıklanması bekleniyordu ve YGS sonuçları ne zaman açıklanacak sorusu da gündemi bir süredir meşkul ediyordu.
YGS sonuçları açıklandıktan sonra öğrenciler, ikinci sınava daha bir hırsla hazırlanmaya başlayacak.
YGS sınavı ÖSYM tarafından 27 Mart 2011 tarihinde gerçekleştirilmiş, ancak şifre skandalı nedeniyle ÖSYM zor durumda kalmıştı. Soru kitapçıklarında şifre olduğu iddiası ortalığı karıştırmış ancak ÖSYM bu iddiaları kabul etmemişti. YGS sonuçları ne zaman açıklanacak soruları bugünler de çoğalmışken sonuçların şifre iddiaları yüzünden gecikip gecikmeyeceği de tartışıldı
YGS sonuçları ne zaman açıklanacak sorusu cevap ararken sınavın şifre iddiaları yüzünden iptal edilip edilmeyeceği de netlik kazanmış değil. ÖSYM’nin şifre iddiaları nedeniyle öğrencilere birer mektup göndermesi de gündemde.
BAŞBAKAN'IN ŞİFRE AÇIKLAMASI
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, son günlerde kamuoyunu meşgul eden ‘şifre skandalı’ ile ilgili, ‘’Bu ülkenin başbakanı olarak, YGS ile ilgili iddiaların tamamının takipçisiyim. Gençlerimiz rahat olsunlar, müsterih olsunlar, gönül rahatlığı içinde ikinci sı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, son günlerde kamuoyunu meşgul eden ‘şifre skandalı’ ile ilgili, ‘’Bu ülkenin başbakanı olarak, YGS ile ilgili iddiaların tamamının takipçisiyim. Gençlerimiz rahat olsunlar, müsterih olsunlar, gönül rahatlığı içinde ikinci sınava hazırlansınlar’’ şeklinde konuştu
YGS iddialarının TAKİPÇİSİYİM
AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ‘’Bu ülkenin başbakanı olarak, YGS ile ilgili iddiaların tamamının takipçisiyim. Gençlerimiz rahat olsunlar, müsterih olsunlar, gönül rahatlığı içinde ikinci sınava hazırlansınlar’’ dedi. Erdoğan, Ankara Arena Spor Salonu’nda düzenlenen AKP Milletvekili Adayları Tanıtım Toplantısına katıldı. Yaptığı konuşmada, Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı(YGS) hakkındaki tartışmalara değinen Başbakan Erdoğan, “Bu ülkenin başbakanı olarak, YGS ile ilgili iddiaların tamamının takipçisiyim. Gençlerimiz rahat olsunlar, müsterih olsunlar, gönül rahatlığı içinde ikinci sınava hazırlansınlar” diye konuştu.
GARİP KONUŞTU
Erdoğan, gençlerin, kendilerini istismar edenleri, iddiaları fırsatçılığa çevirenleri de çok iyi görmelerini ve tanımalarını isteyerek, şunları söyledi: “Taksim’de bin kişiyi, iki bin kişiyi yürütmek, iki bin genci yürütmek problem değil. Onlar YGS sınavının karşısında tavır ortaya koyduklarını açıklarken, biz de kalkarız onların karşısına 5 bin, 10 bin tane genci koyarız. Ama biz bu ülkede gerilimden yana değiliz. Bırakın kurumlar işini yapsın. Bırakın kurumlar görevini yapsın. Hiç kimsenin asla ve asla hakkı yenemez. Buna müsaade etmeyiz. Gençlerimiz bunu böyle bilsin.’’
“KİMİN İRADESİNİ TEMSİL EDİYORSUNUZ?”
Erdoğan, MHP ve CHP’nin Ergenekon ve Balyoz dâvâları sanıklarını milletvekili adayı göstermesini eleştirerek, ‘’Buradan, MHP’ye, CHP’ye soruyorum; siz, milletin iradesini mi temsil ediyorsunuz, Silivri’nin iradesini mi? Siz, milletin iradesini mi temsil ediyorsunuz, yoksa çetelerin, mafyanın, cuntanın iradesini mi? Siz gücünüzü milletten mi alıyorsunuz, yoksa çetelerden, mafyadan, karanlık örgütlerden mi?’’ diye sordu. Başbakan Erdoğan, seçim kampanyasını 22 Nisan saat 14.00’de Bayburt’tan başlatacaklarını da bildirdi
ÖSYM BAŞKANI ADLİYEDE
'YGS'deki şifre iddiaları' ile ilgili soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Başsavcıvekili Şadan Sakınan'la 20 dakika görüşen Demir ve beraberindekiler daha sonra adliyeden ayrıldı.
Demir, adliyeden ayrılırken gazetecilerin sorularını yanıtsız bıraktı. Ali Demir'in, Sakınan'la soruşturmayla ilgili olarak görüştüğü ve bilgi verdiği öğrenildi.
ABBAS GÜÇLÜ
YGS’de 24. günde tatmin yok, tehdit var
Ankara, tıpkı KPSS’yi olduğu gibi YGS’yi de unutturmaya çalışıyor. Ama bu kez unutturamayacaklar çünkü önümüzde seçim var ve bunun faturası çok ağır olabilir.
Bu kadar çok hata, ÖSYM ya da YÖK’ün önceki yönetimleri döneminde olsaydı, örneğin Teziç, Gürüz ya da Yarımağan döneminde gerçekleşseydi, iktidar veryansın ederdi. Ama nedense şimdi cumhurbaşkanından başbakana, milli eğitim bakanından YÖK başkanına hemen herkes “tatmin olma“nın ötesinde yeni bir açılım getirmiyor.
ÖSYM Başkan Demir, adaylara yazdığı mektupta, Başbakan Erdoğan da milletvekili adaylarını tanıtırken yaptığı konuşmada aba altından sopa gösterdi. Oysa adaylar, veliler ve kamuoyu, “tehdit“ edilmek değil, moda deyimle “tatmin“ olmak istiyor.
Nasılını bulmak ve hayata geçirmek de iktidara düşüyor!..
LYS sonuçlarının şimdiye kadar çoktan açıklanması gerekiyordu. Demek ki ortada bir sıkıntı var. Öyle ya da böyle gelişmelerin kamuoyu ile paylaşılması gerekiyor. Zaten kafaları iyice karıştıran da bu sessizlik ve biz yaptık oldu dayatması.
Ankara, bu konuda iktidarıyla, YÖK’üyle, yargısıyla ne yapacaksa, bu hafta içerisinde artık yapmalıdır...
Memur alımları neden ertelendi?
ÖSYM ve iktidar, son günlerde sadece üniversite adaylarının canını sıkmış değil. Atama bekleyen milyonlarca genç de bu konudan muzdarip. Nisan ayında gerçekleşmesi beklenen 24 bin memur alımının seçim sonrasına ertelenmesi, büyük tepkilere neden oldu.
İşte yıllardır atama bekleyen mühendislerden birinin yaşadığı ruh hali:
“2010 KPSS’de 93,371 puan aldım ve alan sıralamasında Türkiye 35’incisi olmuş bir kimya mühendisiyim. Atamalardan bahsedilirken sadece öğretmenlerin sorunlarından bahsedilmektedir. Ama bu atamalar, asıl mühendisler için bir kâbusa dönüşmüştür. Öğretmenlik branşında ilk 35’te olup da atanamayan bir kişi daha duymadım ama bizim durumumuz budur.
Biz, hiçbir şekilde yaptıkları yetmeyen, sürekli olarak sınav üstüne sınavlara tabi tutulan ve eğitim hayatı boyunca bir kelime İngilizce öğretilmeyen ancak her alımda önlerine dil sınırlaması getirilen, bu sebeple de KPSS’ye verdikleri önem ve sıralamaları önem yitiren insanlarız.
Şimdi de umutla beklediğimiz atamalar iptal edildi. Ortak görüş, yapılacak atamalardaki kadro sayısının seçimi etkilemesinden korkulduğu için seçim sonrasına bırakılması. Yani biz de umutlarımızı artık hiç gelmeyecek bir bahara erteledik desek yalan olmaz.
93 puan alıp yine de atanamayacak, atansa da dil yüzünden veya kadro azlığı yüzünden hak ettiği bir ile atanmayacak bir mühendisim. Emin olun benim gibi o kadar çok insan var ki, öğretmen değiliz belki ama biz de hayat kurmak istiyoruz. Lütfen atamaların ertelenmesi hakkında ve öğretmenler dışında kadro bekleyenler hakkında bizim de sesimiz olun...”
Öğretmenler mutlu mu?
Peki, başta mühendisler olmak üzere diğer meslek gruplarının da gıptayla baktığı öğretmenler hayatlarından memnun mu?
Evet demek çok zor. 400 bine yakın atama bekleyen öğretmen vardı, sadece 30 bin kadro verildi. Daha da moral bozucu olan, atamaları seçimden önce yapılacak ama göreve eylülde başlayacaklar.
Yani memur atamaları seçim sonrasına ertelenirken, ağustosu bekleyen öğretmenlerin atamalarının öne çekilmesi, sonuçta hiçbir şeyi değiştirmeyecek.
Seçim öncesine kaydırılan 30 binlik kadronun, ağustostaki 55 binlik kadrodan alınıp alınmadığının hâlâ belli olmaması ve sözleşmelilerden boşalan kadrolara hemen atama yapılıp yapılmayacağının netlik kazanmaması, gerginlikleri de beraberinde getirdi.
MEB’in de tıpkı ÖSYM gibi açıklama yapmaktansa, üç maymunu oynaması, çeşitli senaryoların konuşulmasına zemin hazırladı. Bunların en başında da ağustos atamasının 10 bine kadar ineceği söylentisi var.
Gerçekler saklandığında, bu boşluğu, doğruluğu, yanlışlığı kestirilemeyen iddialar dolduruyor ki, bu da kurumların yıpranmasının ötesinde hiçbir işe yaramıyor.
Seçimi çantada keklik görenler, eğer bu kafada giderlerse, hiç ummadıkları tablolarla karşılaşabilirler. Bizden hatırlatması!..
Özetin özeti: Milyonlarca eğitimli genç, elde diploma işsizliğin pençesinde cebelleşirken, bir o kadarı da neye yarayacağı belli olmayan o diplomanın peşinde. Eğitim penceresinden bakıldığında, işte 2001 Türkiye’si bu!











