Anadolu’dan organik zeytin ve zeytinyağı
- Salı, 11 Ekim 2011
Son
yıllarda küresel ısınma ve sağlık nedenleriyle organik ürünlere olan
ilgi giderek artıyor. Zeytin ağaçlarının kimyevi gübre ile değil de;
organik gübrelerle beslenmesi zeytin ve zeytinyağı ürünlerinin
kalitesini arttırıyor. Böylece hem iç hem de dış pazarda, tadı ve
barındırdığı yüksek besin değeri ile çok daha fazla talep görmesi
sağlanabilir. İzmir Bornova Zirai Mücadele Enstitüsü’nün Kemalpaşa ve
yöresinde başlattığı organik ya da “bio” zeytin üretimi çalışmaları bu
yöndeki çalışmalara hız veriyor.
Ülkemizde organik tarım faaliyetleri 1986 yılında
Avrupa’daki gelişmelerden farklı şekilde, ithalatçı firmaların istekleri
doğrultusunda, ihracata yönelik olarak başlamıştır. Önceleri ithalatçı
ülkelerin bu konudaki mevzuatına uygun olarak yapılan üretim ve
ihracata, 1991 yılından sonra Avrupa Topluluğunun Yönetmeliği
doğrultusunda devam edilmiştir. Daha sonra 2092/ 91 sayılı yönetmeliğin
14 Ocak 1992 tarihinde yayımlanan 94 /92 sayılı ekinde; Avrupa
Topluluğuna organik ürün ihraç edecek ülkelerin uymak zorunda olduğu
hususlar ayrıntıları ile belirtilmiş ve ülkelerin kendi mevzuatlarını
uygulamaya koymaları ve bu mevzuatın da dahil olduğu çeşitli teknik ve
idari konuları içeren bir dosya ile Avrupa Topluluğu’na başvurmaları
zorunluluğu getirilmiştir.
Avrupa Topluluğu’ndaki bu gelişmelere uyum
sağlamak üzere Tarım ve Köyişleri Bakanlığı çeşitli kurum ve
kuruluşların işbirliği ile Yönetmelik hazırlama çalışmalarına başlamış
ve "Bitkisel ve Hayvansal Ürünlerin Organik Metotlarla Üretilmesine
İlişkin Yönetmelik" 24 Aralık 1994 tarih ve 22145 sayılı Resmi Gazete’
de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
Yönetmelik; alternatif bir üretim sistemi olan
ekolojik (organik) tarımın gerçekleştirilmesini sağlamak amacı ile
çıkarılmış olup Türkiye’ de organik tarım yapan üreticilerin ürünlerinin
organik olarak değerlendirilebilmesi için gereklidir. İster ihracat
için olsun isterse yurt içi tüketim amacıyla üretilen ürünler bu
yönetmelikte belirtilen kurallar doğrultusunda organik olarak
değerlendirilirler. Yönetmeliğin çıkarıldığı yıl itibariyle yetersizliği
söz konusu olmayıp, bugün için bilhassa ürünlerin Avrupa’ya ihraç
edilmesi sebebiyle Avrupa Topluluğuna ait Organik Tarım Yönetmeliği ile
uyum sağlaması gerekmektedir. Bu konuda Bakanlığımız Organik Tarım
Komitesi ve Ulusal Yönlendirme Komitesinde üye olan resmi ve özel
kuruluşlar ile bir çalışma yapılmaktadır.
Organik ürünlerin üretilmesi, işlenmesi,
etiketlenmesi, depolanması ve pazarlanması aşamalarında uyulması gereken
kurallar 5 kısım ve 40 maddeden oluşan bu Yönetmelik’ de ayrıntılı
olarak belirtilmiştir. Yönetmelik ayrıca bir adet ek içermektedir.
Daha sonra adı geçen Yönetmeliğin bazı
maddelerinde uygulamada rastlanılan aksaklıkları gidermek amacıyla
değişiklik yapılmış, organik tarım faaliyetleri sırasında yapılacak
kusur ve hatalara karşı uygulanacak yaptırımların da yönetmelikte yer
alması sağlanmıştır. Düzeltme Metni 29 Haziran 1995 gün ve 22328 sayılı
Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.


