YAŞASIN FÜZE KALKANIMIZ OLACAK
- Çarşamba, 15 Aralık 2010
Türkiye hiç bir zaman AKP döneminde olduğu kadar baş döndürücü, kafa karıştırıcı gündemlerle dolmamıştı. Her çarpıcı gündemin ardında nelerin örtbas edilmeye çalışıldığını düşünerek gündemin ardındaki gerçekle hangi parçamızı yitirdiğimizi düşünür oldum.
Bizler CHP’nin ülke çıkarlarını hiç ilgilendirmeyen gereksiz aile içi kavgalarını basında izlerken Meclis’te tartışılmayan Füze Kalkanı meselesi Lizbon’daki NATO zirvesinde Cumhurbaşkanımızın imzasıyla onaylanıverdi ve bir başarıya daha imza atmış olmanın gururuyla ülkesine dönen kahraman Cumhurbaşkanımız “Brüksel’de NATO bizi konuştu” diye böbürlendi.
Kumandası bizde olmayan, Silah mı savunma sistemimi olduğu, düşmanın kim olduğu, hedefin kim olduğu, amacının ne olduğu tam açıklanmayan, muhtemelen Türkiye’nin savaş cephesine dönmesini sağlayacak Füze kalkanı bizim topraklarımıza konulacaksa NATO tabi ki Tanganika’yı değil bizi konuşacak.
Topraklarımıza konulacak olan kalkanımızın Ulusal yararlarını düşünürken İnsan sormadan yapamıyor. Mademki ülkemiz stratejik olarak tehlikelere açık bir coğrafyada neden Türk Ordusu hem de yöneticilerimiz tarafından zayıflatılmak isteniyor?
Bizler One minute, neler oluyor, ulusal çıkarlarımız derken hayatımıza Wikileaks girdi ve Füze kalkanı daha ne olduğunu anlayamadan gündemden düştü.
Büyük bir ihtimalle Beyaz Sarayın sansüründen geçtikten ve Kalkanı Cumhurbaşkanımıza imzalattırdıktan sonra gündem savar olarak Wikileaks belgeleri ortaya çıktı. Yersen sistemi çok güzel çalışıyor.
Üstelik RTE ABD’nin vazgeçilmezi olduğunu düşünürken ki “bir zamanlar Saddam’da ABD’nin vazgeçilmeziydi” Wikileaks Türkiye raporlarını açıklamaya başladı.
"Tayyip Allah'a inanıyor, ama Allah'a güvenmiyor“ cümlesini yadırgamayan RTE’nin en çok kızdıran “Erdoğan’ın İsviçre’de 8 ayrı özel hesabının bulunması”.
Kızgınlıklarını kontrol edemeyen Başbakan, Kazandığı kuruşcukların kendisine Allah tarafından sunulduğunu kendisini inandırmış olmalı ki, Kılıçdaroğlu’nun “bu ciddi bir iddia Başbakan buna cevap vermeledir” sözüne patladı ve "Benim İsviçre bankalarında bir Allah'ın kuruşu yok" dedi. Ne demekse?
Ancak bu cevap tam da yemin etse başının ağrımayacağı bir cevaptı. Param yok demedi ki İsviçre Bankalarında yok dedi. Ya da hesapların kendi adına olmadığını ifade etti belki de. Ya da belki de sırdaş hesaplarda isim yerine kot adı vardır. Ya da belkide kuruşu yoktur kim bilir? Kimsenin serveti bizi ilgilendirmez ama kaynağı hepimizi ilgilendirir.
Hızını alamayan Başbakan titreyerek “bu iftiraları atanlar müfteridir, alçaktır dedi. O da yetmedi “Belediye başkanlığım döneminde Erdoğan’ın 1 milyar doları vardır diyen Ergenekon sanığı olarak içeride” dedi ve kodu.
Bekliyorum Wikileaks belgelerinin sahibi Julian Assange Ergenekon’dan ne zaman telefon kayıtları, krokiler, darbe planları ve ıslak imzalı bazı yazışmalarla 450 sayfalık bir iddianame ile Silivri’ye alınacak diye.
Alt yapısı, iklimi ve stratejik konumu olarak öylesine kıskanılası bir coğrafyada yaşıyoruz ki, bu ülkenin vatandaşları olarak komplo teorisi diye geçiştirilen her şeyi dikkate alıp irdeleyerek sorgulamamız, tedbir almamız gerek. Eğer bizleri yönetenler kendi hırs ve çıkarlarının peşinde koşuyor ve tedbirsiz davranıyorlarsa vatandaşlar olarak bizler harekete geçmek durumundayız. Hem de hiç vakit kaybetmeden acele ve sakin.
Kaynak:Yarımada.Net



Yorumlar