ZEYTİNYAGININ ÖYKÜSÜ

  • PDF

 

Zeytin Hakkında

Günümüzde insanlar, tanesi küçük, ancak insan sağlığında ve ülke ekonomisinde değeri büyük zeytin meyvesini yeteri kadar tanımıyorlar. Anavatanı Anadolu olan ve maalesef ülkemizde yeteri kadar tanınmayan zeytin meyvesinde fosfor, potasyum, kalsiyum, magnezyum mineralleriyle birlikte, görmede büyük rol oynayan A (retinol, akserofdol) doğurganlıkta rol oynayan E (tokoferol), kanın pıhtılaşmasında rol oynayan K (naftokinon) vitaminlerinin içermesi yanında, vitaminler içerisinde en ayrıcalıklı yeri olan ve raşitizmi önleyen D (kolekalsiferol) vitaminleri bulunmaktadır. Kalp ve damar hastalıklarına son derece yaralı olan zeytin meyvesi, mucize bir besin deposudur.

Zeytinde bulunan ve üç temel yağ asidinden biri olan Linoleik asit özellikle sinir hücrelerinin gelişmesinde rol oynar.

Zeytin yaprağından tıpta tansiyon düşürücü olarak kullanılan bir madde çıkarılır. İnsan sağlığı açısından son derece önemli olan zeytinyağı, kolesterol çözücü ve yok edicidir. Bu gerçeğin en önemli göstergesi hayvansal yağlarla bulanmış bir nesnenin zeytinyağı ile yıkanmasıdır.

Bilindiği gibi, ayrıca Antik Yunan�da Zeus onuruna düzenlenen Olimpiyat Oyunlarında kazanan sporculara ödül olarak; barış ve bereket simgesi sayılan zeytin dalından taç verilerek, zeytindeki mucizeye verilen önem anlatılmaya çalışılmıştır.

Zeytin ağacının ömrü çok uzun olup 500 hatta 1000 yıl yaşayabildiği bilinmektedir.

Zeytinyağındaki Besin Ögeleri

Vitamin E (Doğal bir antioksidan): Bir çorba kaşığı zeytinyağında - 1.6mg veya 2.3 IU
Bir çorba kaşığı zeytinyağı, E Vitamini için tavsiye edilen günlük miktarın %8'ini sağlar.

Vitamin K: En zengin K vitamini kaynakları yeşil, yapraklı sebzelerdir. Örneğin, bir tabak ıspanak önerilen günlük miktarın 4-5 katını içerir. Zeytinyağı gibi bitkisel yağlar ikinci en önemli kaynaktır.

Yağ Asitleri: Zeytinyağı, yağ asitleri, vitaminler, uçucu bileşenler, suda eriyen bileşenler ve mikroskopik zeytin parçacıklarından oluşan karmaşık bir bileşimdir. Temel yağ asitleri Oleik ve linoleik asitlerdir.
Oleik asit tekli doymamış yağlardandır ve zeytinyağının %55-85'ini oluşturur Linoleik asit çoklu doymamış yağlardandır, %3,5-21 arasındadır Yaklaşık %0-1,5 arasında bulunan Linolenik asit ise çoklu doymamış yağlardandır (Sızma zeytinyağında %0,9'un altında kalması gerekmektedir)

Antioksidanlar: Zeytinyağındaki polifenoller doğal antioksidanlardır. Antioksidanların güneşyanığını iyileştirmeden kolesterol ve kan basıncını (tansiyon) düşürmeye ve koroner hastalıklar riskini azaltmaya kadar pek çok önemli etkisi olduğu bilinmektedir. Zeytinyağının her 10 gramı, 5 mg kadar antioksidan içerirken, diğer bitkisel yağların pek çoğu hiç polifenol içermez.
Sağlık Açısından Zeytinyağını Niçin Kullanmalı?

 

  • Zeytinyağı kolesterol içermez, kolesterol düzeyini indirmeye yardımcı olur. Kalp hastalığı riskini azaltır.
  • A, D, K vitaminleri yönünden zengindir ve kanserle ilişkilendirilen serbest radikallere karşı savaşan antioksidanlar yönünden iyi bir kaynaktır.
  • Kolesterolün oluşturduğu safra taşlarına karşı koruyucu bir rol oynar.
  • Hazmı kolaylaştırır ve kolayca metabolize olur.
  • İyi bir enerji kaynağıdır.
  • Tekli doymamış yağ bileşeni yüksek doğal bir yağ olarak insulin kullanmayan diyabetlilere yararlı olabilir.


    Zeytin ağacı, tarihin her aşamasında Akdeniz�de kurulan bütün uygarlıkların vazgeçilmez bir parçasını oluşturmuştur. Zeytin�in anavatanı Güneydoğu Anadolu�dur ancak zaman içinde önce Akdeniz kıyıları ve daha sonra Asya ve Amerika ile dünyaya yayılmıştır.
    Zeytin dünya insanı için sadece önemli bir gıda maddesi değil, aynı zamanda sağlık ve güzellik iksiri ve ışık kaynağı olarak da kullanılmıştır. Aynı zamanda Akdeniz uygarlıklarında ticaretin temeli olmuştur.
    Zeytinden yağ elde edilir ve bu iş için dünya üzerinde kullanılan ilk yöntemin zeytinlerin önce ayakla ezilmesi ardından sıcak su ile yağının alınması şeklinde olduğu günümüze kadar gelen bilgiler arasındadır.  Daha sonra ise insanlık zeytini iki taş arasında ezmeye dayanan yöntemi keşfetmişlerdir. Bu yöntem az da olsa günümüzde hala kullanılmaktadır. Ancak bu iş için artık hidrolik presler kullanılmakta ve çalışmaları da elektrik yada dizel ile olmaktadır. Artık en modern sisteme yani kontinü tesislere geçilmiştir.

    Zeytin ağacının dünya üzerinde yetişen ve yetişmekte olan bütün ağaçların ilki olduğu söylenmektedir. Bu durumda zeytin yetiştiriciliğinin tarihi de ilk insanlara dayanmaktadır. Zeytin kutsal kitaplarda ve kuruluş efsanelerin de de yazılmıştır.
  •  


    Tarihten de Eskidir Zeytinağacı


    Önce botanik: Zeytinin bilimsel künyesi "oleaceade" familyasından başlar. Leylak ve yasemin gibi süs bitkileriyle aynı familyadan "olea", yabani bir meyva ağacıdır. "Olea" cinsinden dünyada yaklaşık 30 değişik tür saptanmıştır. "Olea Europea" da bunlardan biri ve en önemlisidir. Anayurdu Doğu Akdeniz olan "olea europea"nın başlıca iki alt türü vardır: "Olea europea oleaster"(yabani) ve "olea europea sativa"(ehli)�
    Zeytinin eşsiz meyvasından çıkarılan yağ önce gecelerimizi aydınlattı, mabetlerimizi kutsadı, ruhumuzu rahatlattı, sonra saçlarımızı, cildimizi güzelleştirdi, vücudumuzu ovdu, geliştirdi ve temizledi ve nihayet mutfağımızın baş tacı oldu. Ne var ki, kökü tarih öncesine dayanan yabani zeytin ağacının kaç bin yaşında ve anayurdunun tam neresi olduğu konusunda arkeobotanikçiler, tarihçiler ve ve arkeologlar arasında bir görüş birliği yok. De Condolle ve Pelletier'ye göre, Anadolu, Suriye ve İran: kimine göre Girit, Yunanistan, belki de Kuzey Afrika, Atlas Dağları, Aşağı Mısır� Dahası, yabani zeytinin ilk kez nerede ve kimler tarafından ehlileştirildiği, nereden nereye yayıldığı konusunda da gene farklı görüşler söz konusu�

    Altı Bin Yıllık Hasat


    Peki, Bundan binlerce yıl önce hangi insanoğlu, bu yabani ağacı aşılayarak daha bol, daha az acı, daha büyük ve yağlı zeytin taneleri elde etmeyi, yağını sıkarak günlük yaşamında kullanmayı başardı? Bilimsel olarak kimse kesinlikle bilmiyor. Efsaneler dışında sadece varsayımlar söz konusu. Uluslar arası saygınlığa sahip Dünya Zeytin Ansiklopedisi yazarı Jose M. Blazquez "Zeytin yetiştiriciliği yaklaşık altı bin yıl önce Anadolu'da başlamıştır" görüşünü savunuyor ve bu bölgede eski dönemlerde yaşamış halklar içinde yalnızca Asur ve Babillilerin zeytincilikle ilgili bilgi sahibi olmadıklarına dikkat çekiyor. Ama zeytini ilk ehlileştirenler, üzüm, incir, nar, hurma gibi bir çok meyve ağacının ilk yetiştirildiği uygarlıklar beşiği Ön Asya'da, Suriye ve İran'ın kesiştiği yayda oturanlar olsa gerek. Persler, Mezopotamyalılar ve büyük olasılıkla Akdeniz'in doğusundan içeri Mezopotamya'ya kadar yayılan Suriyeli ve Filistinliler. Nitekim, Yakın Doğu'da zeytin yetiştirildiğine ilişkin en eski kalıntıların İsrail ve Ürdün'de kalkolitik döneme (M.Ö. 3700-3200) kadar gitmesi de bu tezi güçlendiriyor.
    Bu halklar, tarım ve ticarete yatkınlıkları ve becerileriyle yabani zeytina ağacını aşıladılar. Onlara iyi bakarak, daha sık yapraklı ve daha çok yağ veren bir kültür bitkisine dönüştürdüler, çoğalttılar ve önce Akdeniz kıyı şeridi boyunca geliştirdiler, sonra da başka yerlere yaydılar. Zeytinin bir kültür bitkisine dönüşmesi, M.Ö. 4000'lerde gerçekleşti. Ancak, meyvasının sıkılıp yağının çıkarılması için yaklaşık 1500-2000 yıl daha gerekecekti. Gerçekten de, Tunç Çağı'nda Akdeniz'de zeytinciliğin yaygınlaştığı sadece zeytin çekirdeklerinden değil, bulunan yağ presleri, saklanan kaplar, vazo ve fresklere yansıyanartistik çalışmalarda ortaya çıkıyor
    . �Yüzyıllar sonra zeytin ağacı okyanusları aştı, 16. yüzyıldaki büyük keşiflerin ardından Avrupa'dan gelen İspanyol misyonerler aracılığı ile Kuzey ve Güney Amerika'da yetiştirildi. 15. yüzyılda Sevilla'dan götürülen zeytin fideleri, İspanyollara tarafından fethedilen Batı Hint Adaları'nda ekildi önce, sonra Amerik kıtasına yayıldı. 1560'larda Meksika, ardından Peru� 19. yüzyılın ikinci yarında ise, İtalyan göçmenlerin beraberlerinde getirdikleri fideler Kaliforniya, Şili ve Arjantinde boy verdi. Sonraları yine İtalyan, İspanyol ve Yunan kökenli göçmenler sayesinde, Avustralya ve Güney Afrika'da zeytinlikler kuruldu. Hatta, Japonya ve Çin'de bile belli mikroklimalarda dikilip büyüyecek zeytin ağacı, gene de özünde Akdenizli kaldı.

    Antik Dönemde Anadolu

    Ön Asya'nın Batı'ya uzantısı Anadolu'nun zeytinle tanışması çok eski çağlara gider. Nuh'un gemisi belki de Ağrı Dağı'na konmamış mıydı, güvercin, ağzında zeytindalı Tufan'ın sona erdiğinin müjdesini verdiğinde? Gerçekten, bugün bile Mersin'den başlayarak batıya doğru Akdeniz'e paralel uzanan Toros dağlarının etekleri delice denen sık yabani zeytin ormanları ile kaplıdır. Örneğin Mersin, Silifke-Erdemli kıyılarında, daha batıda Antalya'da Serik ile Manavgat arasında sanki elle dikilmiş gibi muntazam delicelere rastlanır. Nuri Benlioğlu "Belki bunlar 2000 sene evvelinde kültüre alınmış ve bilahare terk olunmuş zeytinlikler olabilir. Yalnız şu muhakkak ki dünya üzerindeki en kesif delicelere memleketimizin bu köşesinde tesadüf ediyoruz." Derken, pek de haksız sayılmaz. Nitekim, Ege Bölgesi'nde de kendi kendine bitmiş yabani zeytin ağaçları, bu coğrafyanın zeytinin anayurtlarından biri olduğunu kolaylıkla kanıtlar.

    Mitolojide Zeytinyağı


    Zeytin, zeytinyağı ve zeytin ağacının mitolojik hikayelerde de sık sık geçtiğini görüyoruz. Hepsi bu değerli ağacın ve meyvelerinin önemini vurguluyor. İşte bunlardan biri:
    �Zeka, Aydınlık, beceri ve el sanatları tanrıçası bakire Minevra (Tanrıça Athena�nın Latince adıdır) ile Deniz tanrısı Neptün (Poseidon), Atina şehrinin tanrıçası olmak için Olimpos Tanrısı Jüpiter�in düzenlediği yarışmaya katılırlar. Jüpiter, Atina şehrini, kendisine insan soyu içeren yararlı hediyeyi sunana vereceğini ilan eder. Neptün, Atina akropolünün üstünde tuzlu bir göl (deniz) oluşturur . Minevra ise bir zeytin ağacı...Minevra, bu bitkinin, insanlığın yaralarını iyi edecek bir merhem, lezzetli ve bol enerjili bir besin maddesi ve karanlıkları aydınlatacak bir alev olduğunu söyler. Jüpiter, Atina�nın yönetimini, denizden daha yararlı olan zeytin ağacını kendisine sunan Minevra�ya verir. Persler, Atina�ya saldırdıklarında akropoldeki zeytin ağacını yakarlar, ne var ki, ağaç bir gecede tekrar filizlenip ölümsüzlüğünü kanıtlar. Yunanlılar da zeytini koruyucu ve kurtarıcı bilmiş, zeytin ağacına tapınmışlardır

    Doğanın Doktoru


    2000'li yıllara doğru kulağınıza küpe olsun: Cankurtaranımız zeytinyağı, insan soyunun devamı için gelecek nesillere bırakacağımız en kıymetli hazine�Yarım yüzyıl aksini önerdikten sonra, günümüz tıp dünyasının çekişmeli ortamında dünya sağlık otoriteleri nihayet fikir birliğinde kesin kararlı: "Zeytinyağı yemek sadece yararlı değil, gerekli de!"

    "Zeytinyağı" yüksek tansiyon, kolesterol, damar sertliği, mide ve bağırsak ülserleri, romatizma, safra kesesi tembelliği, safra taşı, safra kanalı tıkanıklığı, karaciğer bozuklukları, kabızlık, kansızlık, gut hastalığı ve deri çatlamalarını başarı ile tedavi ediyor. Tıbbın taht kurduğu Amerika'da yılda 1000 ton olan zeytinyağı tüketimi, son 10 yılda 120.000 tona ulaşır mıydı başka türlü?*

    Zeytinyağının Faydaları

    11 Nisan 1997 tarihinde yapılan İtalya Ulusal Araştırma Konseyi toplantısında beslenme uzmanları ve kardiyologlar, besleyici özelliği fazla olan ve vücuttaki yağların temel maddesini oluşturan zeytinyağının yararları hakkında açıklamalar yaptılar.
    Bu toplantıda önemle üzerinde durulan noktalar ise:
    Hatırlatma: Sıvı yağ ve margarin gibi yararlı yağlar ısıtma ya da pişirme sırasında vücut için zararlı hale gelirler.
    Ayrıntı: Zeytinyağını, besin değerini kaybetmemesi için salataya yemeğe otururken ekleyin.
    Uyarı: Sıvı yağları karıştırmayın Bu, hem tatları acılaştırır hem de yağların erimesini engelleyerek vücut için zararlı oksidasyonlara neden olur.**
    Biz de zeytinyağının birçok kaynakta yer alan ve kanıtlanan birkaç faydasını kısaca belirtebiliriz (Tabi sadece yararlarından bahsederken o haz veren lezzetini de unutmamak gerekiyor).
    -Zeytinyağlarını insan sağlığında ve özellikle kalp ve damar hastalıklarından korunmada etkili olması, tekli, doymamış bir yağ olmasındandır.
    -Kandaki HLD dediğimiz iyi huylu kolesterol düzeyini arttırır.
    -LDL kolestrolü temizler.
    -Yağların içinde hazmedilmesi en kolay olan olduğu için sindirim kolaylığı sağlar.
    -Çocuklarda beyin ve kemik gelişimini hızlandırır.
    -E vitamini sayesinde yaşlanma etkilerini azaltma ve doku yenileme özelliği taşır.
    -Kireçlenmeyi önlemede büyük rol oynar.
    -Cansız saçların kuvvetlenmesini sağlar.
    -Zeytinyağı unutkanlığı önler : Akdeniz ülkelerinde yaşayan ve yemeklerinde çoğunlukla zeytinyağı kullanan toplumların 65 yaş üzeri yetişkinlerinde hatırlama oranının diğer ülke yetişkinlerine göre çok daha fazla olduğu saptanmıştır.

    Bunları Biliyor musunuz?

  • Türkiye kalp projesi araştırmalarının sonuçlarına göre, Türkiye'deki ölümlerin yüzde 37'si kalp hastalıklarından kaynaklanıyor
  • Kolestrol yüksekliği zeytinyağı en az tüketen Karadeniz bölgemizde, en düşük oran ise zeytinyağı ağırlıklı beslenen Ayvalık çevresinde. Zeytinyağını bol tüketenülkelerde özellikleYunanistan, İspanya ve İtalya'dakalp ve damar hastalıklarıve bu hastalıklardan ölüm oranı çok düşük.
  • Amerika'nın ünlü beslenme uzmanı Ancel Keys, Akdeniz ülkelerinde damar ve kalp hastalıklarına çok az rastlanmasının nedenini araştırmış ve bütün yemeklerde sadece naturel, sızma zeytinyağı kullanan bu hastalarda ülser yaralarının kapanma oranının yüzde 55 olduğu saptanmıştır.
  • Ciltlerine radyasyon verilmeden önce zeytinyağı sürülen hamsterlarda, zeytinyağının radyasyona karşı kesin ve tam bir koruyucu madde olduğu saptanmıştır. ***
  • Pratik Öneriler:

  • Bir ziyafet öncesi ve sonrası birer kaşık zeytinyağı içebilirsniz. Zeytinyağı mide zarını örtüpalkolün işlemesini önleyeceği gibi, karışık içkilerin yol açtığı sarhoşluğu bir ölçüde azaltır. Safra salgısını arttırarak hazmı kolaylaştırır...
  • Yüksek tansiyon için: 15-20 kadar taze yada kuru zeytin yaprağını 300 gr. suda 15 dakika kaynatın. Süzgeçten geçirip suyunu alın. Üzerine biraz şeker ilave edin. 15 gün boyunca sabah akşam sıcak için.
  • Sürekli kabızlık çekenler: Sabahları aç karnına 1-2 kaşık zeytinyağını deneyiniz. zeytinyağı iyi bir "laksatif"tir
  • Oruç tutanlar: Sahurda bir çorba kaşığı zeytinyağı içmek bağırsak ve safra kesesini rahatlatacaktır.
  • Ağrı, romatizma, ayak bileği dönmesi, adale incinmesine karşı: 200 gr. doğranmış taze çiçek ve yaprak, 100 gr. sarı papatya ile 1 kilo zeytinyağını arada sırada karıştırarak 2 saat süreyle bir 1benmari" içinde kaynattıktan sonraiçindekileri süzünüz ve acı veren yeri derinlemesine ovuşturunuz.
  • Romatizma ağrıları için: Dövülmüş kuru defne yapraklarını zeytinyağı içinde sulandırıp macunlaştırınız, ağrıyan yerin üzerine bolca sürünüz.
  • Deri yırtılmaları veya kesiklerde: Zeytinyağını, arı balmumu, doğranmış soğan ve kuyruk yağı ile karıştırarak "yara merhemi" olarak kullanabilirsiniz.
  • Soğuktan dudaklarınız çatlamasın diye üzerine biraz zeytinyağı sürün. Kuru ve çatlak elleriniz üzerine biraz zeytinyağı sürünüz. Yorgun ayaklar için banyo sonrasında eşit ölçüdeki zeytinyağı ve limonsuyu ile 10 dakika ovuşturunuz.
  • Zeytinyağını çok az tentürdiyotla karıştırarak ucuz ve sağlıklı bir güneş yağı elde edebilirsiniz.
  • Sütü kesilen anneler için: Yağsız inek sütüne bira zeytinyağı katıp, sütten kesilen bebeğe veriniz. Anne sütü gibi doğal bir besindir, çünkü zeytinyağı anne sütüne yakın miktarda linoleik ve linolenik içerir.
  • "Kafa sağlığınız için" ... gıcırdayan kapılarınıza zeytinyağı sürebilirsiniz.
  • Zeytinyağı Güzelliktir:

    • Beyaz dişler için: Dişetlerinizi zeytinyağı ile çalkalayınız ve uzunca bir süre ağızınızda tutunuz.
    • Parlak ve yumuşak saçlar için: Bir yumurta sarısını, 1 kaşık zeytinyağı, 1 limonun suyu ve yarım bardak bira ile karıştırınızve saçlarınıza uygulayınız. Bir süre bekleyiniz. sonra da başınızı sabun yada şampuanla yıkayınız. 2 kahve kaşığı zeytinyağı, 1 kaşın ricin ve 10 damla kekiközünden hazırlanan bir karışım yapabilir saçlarınıza friksiyon ile uygulayabilir, saçlarınızı parlaklaştırabilirsiniz.
    • Kepeğe karşı: 20 gr. risin, 20 gr. kolonya ile 150 gr. zeytinyağını karıştırıp saçlarınıza friksiyon yapabilirsiniz.
    • Kuru cildi nemlendirmek için: Sızma zeytinyağı ile iyice ezilmiş avakado meyvası hamurunu yüzünüze sürüp 10-15 dakika bekletiniz. Sonra yüzünüzü yıkayınız.
    • Yüz kırışıklıkları için: Haftada 2 kez, yatmadan önce zeytinyağı ve limon karışımı ile yüzünüze masaj yapabilirsiniz.
    • Kol ve Bacaklara yumuşaklık kazandırmak için: Kalın tuzla karıştırılmış zeytinyağı ile masaj yapınız, sıcak su ile yıkayınız.
    • Güneş yağına karşı saf zeytinyağını sürebilirsiniz.
    • Kolay çizilen veya kırılan tırnaklara karşı: Parmaklarınızı 5-10 dakika zeytinyağında tuttuktan sonra, iyotlu alkol ile ovuşturunuz.
    • Parmaklarda oluşan nasıra karşı: Zeytinyağı ve sarımsak veya kuru soğanla hazırlayacağınız merhemi üzerlerine sürünüz

    Kaynak: Milas zeytinyağı

    ZEYTİNYAGININ ÖYKÜSÜ